Haritaya bakan biri, Söğüt köyü Kızılyer mahallesinin,
Ege ve Akdeniz’in birleştiği noktaya en yakın yerleşim
yerlerinden biri olduğunu fark edecektir. Bu birleşim
noktası ve yerleşimler özelinde Kızılyer mahallesi’ nin
farklı bir yeri vardır. Kızılyer, pek çok büyük otelde
çalışan şefin, yüzlerce Mavi Yolculuk teknesinde çalışan
aşçıların doğum yeridir!.
Bunda flora ve faunanın sağladığı olanaklar ile, mutfak
sanatlarında zirveye çıkmış bazı Kızılyer doğumlu şeflerin
gençlere ‘’el vermesinin’’ rolü mutlaka olmalıdır!. Bir başka
deyişle, kuvvetli bir ‘’mutfak sanatı’’ geleneğine sahiptir
Kızılyer.
Bu iki unsurdan ‘’Fauna ve flora’’ sözcüğünün doğru
anlamıyla ‘’destansı’’ öyküsünü, önümüzdeki yıl yayına
girecek ‘’2 deniz’’ internet sitemizde detaylarıyla
anlatacağız.
Mavi-Beyaz ya da yeni adıyla ‘’2 deniz’’, aileleri balıkçı
bir çift tarafından kuruldu. Yıllarını deniz turizmine ve
gastronomiye vermiş mahalle dostlarından destek alarak
bir ekip oluşturuldu.
Onları tanıtmayı, kısa pantolonlu hallerini bilen bir eski
gezgine bırakalım...
Ekibin ve mutfak sanatı’nın şefi!... Balıkçı ailesinin çocuğu olarak Datça’dan Marmaris’e olan tüm koylarda büyüdü, piyadede uyudu, pürümüz yaktı, ağ topladı.. Balıkçı piyadesi üzerinde “çocuk adam sayılır” anlayışı ile her işi yaptı... Ama asıl, avladıklarını pişirmeye merak saldı. Eğitim sonrasında mesleğini her düzeyde restaurant ve büyük otel mutfaklarında “sous chef” olarak olgunlaştırdı. Bazı önemli restaurantların dışında Martı Otel Marmaris te 8 yıl, Divan Palmira Bodrum da iki yıl, İberotel Marmaris’te iki yıl emek verdi... Yeniliğe en açık araştırmacı Türk mutfak şeflerindendir...
Piyade’ye doğdu demek yanlış olmaz. Balıkçı babası onu en
küçük yaşından beri yanından ayırmadı. İlyas’ın örneğinde
olduğu gibi altı yaşından itibaren babası “Ahtapotçu
Mehmet Usta’nın” Derbeder adlı piyadesinde "tayfa"
muamelesi görerek pişti. Bu nedenle bazı insanlar için su
içmek ne kadar doğal ve gündelik bir şey ise, Sevil için
iskeleden tekneye geçerken küpeşteye ayak parmaklarının
ucunda ‘’pas de deux’’ yaparmışçasına, kendi ve teknenin
dengesini bozmadan geçmesi odur!.. Ağı ayıklamasının
nefes almaya; palamarı almasının eşinin sözünü dinlerken
gözlerinde doğan sevgi bakışına benzemesi gibi...
İlyas ile evlendikten sonra eşiyle beraber büyük otellerde
kat ve restaurantlarda servis görevlisi olarak çalıştı. Üç
yıl eşi ile beraber Söğüt "Ahtapotçu Mehmet Usta"da
servis elemanı olarak çalıştı. Son iki yıldır eşi ile açtıkları
Mavi-Beyaz da emek veriyor... Çevre dağları ezbere bilen
Sevil, ekibin yenilikçi “Reçel”cisi aynı zamanda...

Söğüt erkeklerinin, mutfakta değil ama önde serviste ve palamarda olanlarından... Türkiye'de denize hizmet veren restaurant çalışanı dendiğinde akla ilk gelenlerden. Restaurant da servis hizmetini aynı zarafetle palamar almakla birleştiren bir deneyimin sahibi. Anlayacağınız bu konularda bir tür virtüöz! Bozburun Kandil Restaurant'tan Selimiye Sardunya'ya, Çiftlik Koyu'nda çalışmasında benzersiz bir deneyim sahibi... Pek çok denizcinin tanıdık yüzü...
Ekibin ve ailenin en genci!.. Üniversite’ye hazırlanıyor. Ahtapotçu Mehmet Usta’nın torunu... Teyzesi Sevil ile beraber yazları son yıllarda dedesinin yanında çalışarak deneyim edindi. Gülümsemesi hafif Söğüt esintisinin ete kemiğe bürünmüş hali...